| | Üretsiz Blog oluştur
evden eve nakliyatRSSYorum RSS

Evden eve nakliyat ankara 

Evden Eve Nakliyat ankara sektöründe henüz bir okul ve bilgi veren hizmet olmamasına ragmen,elemanlarımıza gerekli tejrübe ve nakliyat hizmetini en iyi şekilde nasıl verecegini ögretmiş ve çagdaş standartları yakalyan bir evden eve nakliyat ankara firmasıyız.

Ankara evden eve nakliyat firmaları arasında  asansörlü evden eve nakliyat ile Esyalarınız Daha hızlı Tasınır..Elektronik eşyalar her daim kolilerde taşınmalıdır. Ayrıca koliye konulan elektronik cihazın baloncuklu naylon ile sarılması gerekir. Baloncuklu naylonun en önemli özelliği eşyaların yere konulurken ve araç içerisinde sarsılmasında oluşabilecek zararı önlemesidir. Avrupadan ithal edilen pet graft kağıtlarla evdeki aksesuarlar paketlenmelidir. Pet graft kağıtlar mobilyaların ve ev aksesuarlarının çizilmesi önlenir.

Isuzu Antalya’ya demir attı 

Anadolu Isuzu, lider olduğu Antalya pazarını kimseye kaptırmayacağını son 2 teslimat töreni ile gösterdi ve Antalya’nın en büyük iki turizm taşımacısı Şekerler Turizm ve Anex Tur’a toplam 48 adetlik teslimat gerçekleştirdi.

Turizmin başkenti Antalya Isuzu’nun da kalesi oldu. Anadolu Isuzu kentin önemli turizm taşımacılarından Şekerler turizm ve Anex Tur’a toplamda 48 adetlik küçük otobüs teslimatı gerçekleştirdi.

Satışları Anadolu Isuzu Antalya Bayisi Seyidoğlu Otomotiv tarafından gerçekleştirilen otobüslerin teslimatı Seyidoğlu Otomotiv Plaza’da yapıldı.

Antalya’daki en büyük Novo filosu Şekerler Turizm’in

İlk tören 40 adet Novo Lux’ü filosuna ekleyen Şekerler Turizm’in yeni Isuzu’ları için yapıldı. Törene, Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay, Satış Müdürü Efe Yazıcı, Pazarlama Müdürü Dilek Dönmez ile Şekerler Turizm ortakları Mustafa Atan ve Mustafa Şeker’in yanı sıra Seyidoğlu Otomotiv’den Esat Göyük, Ali Göyük ve Yusuf Göyük katıldı.

Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay, Şekerler Turizm’in filosuna giren Isuzu Novo sayısının 45’e yükseldiğine dikkat çekerek firmanın Novo sayısı açısından Metro Turizm ile yarışır hale geldiğini kaydetti. 2011 yılının en büyük filo teslimatını gerçekleştirdiklerini vurgulayan Tamay; “Şekerler’in filosu küçük otobüste Antalya’nın en büyük, Türkiye’nin en hızlı gelişen filosu. İşlerini profesyonelce yapıyorlar. Bu firmalar doğru ve fizible kararlar veriyorlar ve bizi seçiyorlar. Her şeyi hesaplayıp sistemini ona göre kurmuş firma bizden teklif alıyorsa bizden araç alır. Şekerler de bizi tercih etti. Biz onların işletme giderlerine en doğru cevabı verecek firmayız. En iyi hizmeti vermeye devam ediyoruz. Şekerler ile Isuzu’nun işbirliği 3 -4 yıldır devam ediyor ama bu işbirliği Novo ile şaha kalktı.“ diye konuştu.

Antalya’nın Isuzu için çok önemli bir Pazar olduğunu söyleyen Fatih Tamay; özellikle Novo’nun sektörden büyük kabul gördüğünü anlattı. Tamay; “Yeni ürünlerimiz tutuldu. Tüm filolar tarafından alınmaya başladı. Bazı filolarda ciddi rakamlar ortaya çıkmaya başladı. Şekerler Turizm’in filosu bu filolardan sadece bir tanesi. Antalya’daki liderliğimizi de bu yıl pekiştireceğiz.” dedi.

Filonun yarısı Isuzu

Şekerler Turizm ortaklarından Mustafa Atan da 270 adetlik filoda 100’ün üzerinde Isuzu otobüs olduğuna dikkat çekerek bunun 45’inin da Novo olduğunu belirtti. Tamay’ın ‘Bizi izlemeye devam edin” sözüne atıfta bulunan Atan, yıl sonuna kadar yeni alımların gerçekleşebileceğinin işaretini de verdi. Atan, teknolojiye uyum ve işletme maliyetinde çok avantajımız var. Isuzu’yu çözüm ortağımız olarak görüyoruz. Satış sonrası hizmetlerinden de çok memnunuz. Hem filomuzu büyütüyoruz hem de yeniliyoruz.” şeklinde konuştu.

Anex’in ilk Isuzu’ları

Anadolu Isuzu’nun ikinci Antalya teslimatı kentin en büyük turizm acentelerinden biri olan Anex Tur’a yapıldı. Anex 5 adet Novo Lux ile 3 adet Turkuaz ile ilk filosunu oluşturdu.

Araçların teslimat törenine Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay, Satış Müdürü Efe Yazıcı, Pazarlama Müdürü Dilek Dönmez, Anex Tur Koordinatörü Mehmet Hasan Güneysu, Anex Tur Operasyon Müdürü Fehmi Dilmez ile Seyidoğlu Otomotiv’den Esat Göyük, Ali Göyük ve Yusuf Göyük katıldı.

Anex Tur Koordinatörü Mehmet Hasan Güneysu, taşıma işine bu yıl başladıklarını belirterek ilk araçlarının Isuzu olduğunu dile getirdi. Isuzu’nun rakipleri arasında ciddi bir karşılaştırma yaptıktan sonra Isuzu aldıklarını ifade eden Güneysu, turizm sezonunda ihtiyaç duydukları araçların 200’ün üzerinde olduğunu vurguladı. Güneysu, filonun zamana yayılarak 150’ye çıkarılacağını, ilk alınan Isuzu’ların test mahiyetinde olduğunu, filonun tamamının da Isuzu’dan oluşabileceğini ifade etti.

Anadolu Isuzu Satış ve Pazarlama Direktörü Fatih Tamay, Anex’in taşıma işine yeni başladığını ve zaman içinde filosunu büyüteceğinin ifade ederek, ihtiyaç duyulan araçların hepsinin Isuzu olmasını diledi. Tamay; “Anex ilk özmal aracı bizimle deniyor. Bu bizim için de önemli bir tecrübe olacak. Denemelerinin bizim için iyi sonuçlanmasını diliyorum. İsteğimiz filolarının Isuzu’dan oluşması. İhtiyaç duydukları 150 aracın hepsini biz vermek isteriz.” dedi.

Otomotiv Sanayi, son 10 yılın en yüksek değerine ulaştı 

TOBB Türkiye Otomotiv Sanayi Meclisi toplantısında, sektörle ilgili son gelişmeler ele alındı. Toplantıda 2011 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam satış, 2010 yılının aynı dönemine göre yüzde 105 artarak 109 bin adet olduğu belirtildi.

Özellikle 2010 yılının ikinci yarısında başlayan ve yıl boyunca devam eden talep artışı, 2011 yılı Ocak-Şubat döneminde de, kredi piyasalarının olumlu etkisine bağlı olarak devam etti. Sektör 2011 yılı Şubat ayı itibariyle değerlendirildiğinde, Ocak ayında olduğu gibi, son 10 yılın toplam pazar ve otomobil pazarında en yüksek değerine ulaştı.

2011 yılı Ocak-Şubat döneminde hafif ticari araç satışlarındaki artış yüzde 91 düzeyinde gerçekleşirken, satışlar 35 bin adete yükseldi. Kamyon satışları ise aynı dönemde, 2010 yılının Ocak-Şubat aylarına göre yüzde 216 gibi önemli bir büyüme gösterdi ve satışlar 5.510 adete yükseldi. Aynı dönemde midibüs pazarı ise yüzde 12 oranında büyüdü ve 319 bin adet satış gerçekleşti.
Yatırım malı olan ticari araç talebindeki artışların, gelecek ile ilgili olumlu beklentilerin geliştiğini de gösterdiğine işaret edilen toplantıda, 2011 yılı Şubat ayı itibariyle, son 10 yılın ticari araç satışlarında en yüksek değere ulaşıldığı vurgulandı.

2010 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yıla göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı yüzde 7 oranında artarken, otomobil ihracatındaki artış yüzde 2 oranında gerçekleşti. 2011 yılı Ocak-Şubat döneminde toplam ihracat 135 bin adet, otomobil ihracatı ise 78 bin adet oldu.

İç pazardaki gelişmelerin de etkisi ile toplam üretim yüzde 20, otomobil üretimi ise yüzde 14 oranında arttı.

2011 yılı Şubat ayında bir önceki yıla göre gelişmeler ise şöyle oldu: Toplam satışlar yüzde 92 oranında atarak 62 bin adet düzeyine yükseldi. Otomobil pazarı yüzde 89 oranında artarak, satışlar 39 bin adete ulaştı. Hafif ticari araç satışları yüzde 86 oranında artarak 20 bin adet oldu. Ağır ticari araç satışları da, yüzde 203 gibi önemli bir oranda artış göstererek, 6 bin 5 adet düzeyine yükseldi.

Antalya Otogarı’nda eylem hazırlığı 

Antalya Otogarı’nın işletmecisi Ulaşım A.Ş ile Antalyalı otobüsçülerin arası çabuk açıldı. Otogarı işleten Ulaşım A.Ş’nin zam yapmama sözüne rağmen, katılım payını artırması otobüsçülerin kontak kapatmasına neden olacak.

Antalya Otogarı’nın işletmesi 1 Ocak 2011 tarihinde Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ulaşım A.Ş tarafından devralınmıştı. Devrin ardından otogar yönetimi 6 ay boyunca zam yapılmayacağını açıklamıştı. Ulaşım A.Ş bu sözünü tuttu, ancak dolaylı zamlar da geldi. Ulaşım A.Ş otobüsçülerden önce Otogar katılım payı istedi.

Bu uygulamalarla karşı karşıya kalan otobüsçüler önce Belediye Başkanı ’a gitti. Akaydın’dan olumlu cevap almalarına rağmen Ulaşım A.Ş’nin uygulamalarına devam ettiğini belirten Antalya Şehirlerarası Otobüs İşletmeleri Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Cemal Yağcı, otogarın yönetimi değişirken Ulaşım A.Ş’ye büyük destek vermelerine rağmen, yönetimin her şeyi para olarak gördüğünü, ancak otogarların para değil hizmet kapısı olduğunu söyledi.   

Katılım payı zammı ile “ Gizli” zam

“Antalya Belediye Başkanımız bize söz vermişti. Gelir gelmez de sözünü tuttu. Bizimle irtibata geçti. Sorunalrımızı anlatan dosyalar verdik. İhale aşamasında haklı olduğumuzu gördüler ve ihalede yasalar çerçevesinde biz de destek olduk. İhaleyi Ulaşım A.Ş’nin kazanması esnafımızı sevindirmişti ama esnafımızın hevesi kursağımızda kaldı.” diyen Yağcı, Ulaşım A.Ş Genel Müdürü Kamil Özkan’dan dert yandı. Özkan’ın gelir gelmez katılım payına fahiş oranlarda zam yaptığını bunun da “İlk 6 ay zam yapmayacağız” sözünün tersi bir durum olduğunu ifade etti. Yağcı sözlerine şöyle devam etti: “Şirketin başındaki genel müdür acımasız ve esnafımızı tehdit eden, kimseyi dinlemeyen bir kişi. Esnafın psikolojisi bozuldu. Esnafımızı tek tek tehdit ediyor. Genel müdür, Ulaşım A.Ş için yüz karasıdır. Sektörü tanımıyor ve bu işten de anlamıyor. Antalya Otogarı’nda hala boş yazıhaneler var. Olanlar da kaçmak istiyor. Kötü idareciler esnafı bezdirdi.”

3 günlük kontak kapatma eylemi

Dernek Başkanı Cemal Yağcı, kurumlarla ilgili bir sorunlarının olmadığının altını çizerek Ulaşım A.Ş Genel Müdürü Kamil Özkan’ın değişmesini istediklerini belirtti. Yağcı, esnafın sorunlarının devam etmesi halinde tüm Türkiye’den Antalya’ya otobüs kaldırılmayacağını, eylem konusunda TOFED’in de kendilerine destek olduğunu vurguladı. Yağcı her şeye rağmen diyalog kapısının açılmasını, eylem yapmak istemediklerini vurgulayarak; “Ulaşım A.Ş bir kurumdur. Başındaki yöneticinin değişmesi gerekiyor. Belediyede sesimizi duyurmaya çalıştık orada da sesimizi kıstılar. Şimdi 81 ilden Antalya’ya araba kaldırılmaması gündemimizde. 3 günlük uyarı eylemi gerekirse daha da uzayabilir. TOFED bu sorunda arkamızda. Ama sorunu konuşarak, masa başında sorunu çözmek istiyoruz. Kimseyi rencide edecek bir tavır içinde olmak istemeyiz. Ne Antalya’daki yolcumuzu üzmek isteriz, ne belediye başkanımızı. Biz yolcularımıza kesintisiz hizmet vermek istiyoruz. Ama naçar kalınca yapacak bir şey kalmıyor. O zaman da son çare olarak eyleme başvuruyoruz. Diyalog kapısı açılsın istiyoruz.” dedi.

Metrobüs’e UITP’den ödül 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İETT'nin Metrobüs projesi, “Toplu Taşımaya Yönlendiren En İyi Toplu Ulaşım Modeli” olması nedeniyle ödüle layık görüldü.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İETT, Metrobüs projesiyle “Toplu Taşımaya Yönlendiren En İyi Toplu Ulaşım Modeli” olması nedeniyle Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) tarafından ödüllendirildi.

Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) tarafından Dubai’de düzenlenen 59.Dünya Toplu Taşıma Kongresi’nde, Metrobüs projesi ile toplu taşımanın özendirilmesi ve artırılmasına yaptığı katkı nedeniyle İETT’ye bölgesel alanda Modal Shift (Toplu Taşımaya Yönlendiren En İyi Toplu Ulaşım Modeli) ile ödülü verildi.
43 ülkeden 155 projenin katıldığı yarışmayı Metrobüs projesiyle kazanan İETT’nin ödülü, UITP Genel Sekreteri Hans Rat tarafından İETT İşletmeleri Genel Müdürü Hayri Baraçlı’ya takdim edildi. Ödül törenine birçok ülkeden toplu taşıma otoritelerinin üst düzey yöneticileri katılarak Metrobüs projesi dolayısıyla İETT’yi tebrik etti. Ödül töreninde bir konuşma yapan UITP Genel Sekreteri Hans Rat, UITP’nin 2025 yılına kadar toplu taşıma kullanımının iki katına çıkarılmasını hedeflediğini, ancak İstanbul’da şimdiden bunun gerçekleştirilmiş olmasının da gurur verici olduğunu ifade etti.

Kongre’de ayrıca Hayri Baraçlı; “Hızla büyüyen bir ekonomide toplu taşımacılığın rolü” konulu çalıştayda Metrobüs projesini, projenin İstanbul halkına kazandırdıklarını ve çevreye olan katkılarını anlattı. Baraçlı, ayrıca İETT’nin bilgi teknolojisi uygulamaları kapsamında İstanbul’da uygulanan bilet entegrasyon sisteminin hayata geçirildiğini ve tüm toplu taşıma araçlarında bu sistemin kullanıldığını ifade etti.

Beşiktaş ve Eminönü’nde trafik yer altına alınıyor 

stanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki 4 yıllık süreçte hayata geçrimeyşi hedeflediği projeler İstanbul’un görünüşünü değiştirecek. Projelerden biri Beşiktaş’ta kangrene dönüşen trafik sorununa çare olacak. Proje ile Barbaros Bulvarı’ndan akan araçları Ortaköy istikametine yönlendiren köprülü kavşak yıkılacak. Araçlar eskiden Tansaş’ın bulunduğu noktadan yeraltına alınacak, yaya üst geçidinin bulunduğu noktadan çıkış yapacak. Kabataş istikametinden gelen ve Barbaros Bulvarı’nı kullanacak araçlar ile Ortaköy istikametine gidecek araçlar da yine bu noktadan yeraltına girecek. Böylece Beşiktaş 10 bin metrekarelik meydana kavuşmuş olacak. Ayrıca İstanbul’un önemli turizm mekanlarının başında gelen Eminönü’nde de trafiğin yer altına alınması düşünülüyor.

Kadıköy ‘de ise rıhtımdaki minibüs durakları Haydarpaşa Garı yanındaki dolgu alanına, otobüs durakları ise eski balık satış birimlerinin olduğu alana alınacak. Boşalacak 61 bin metrekarelik rıhtım bölgesi gezinti ve dinlenme amaçlı düzenlenecek.

Üsküdar, Yalova-Adalar ve Kadıköy iskeleleri de yenilenecek. Yalova-Adalar İskelesi ana konsepti ortaya koyan İstanbul’u ve Boğazı simgeleyecek bir heykel bina olarak tasarlandı. Stilize bir martı şeklinde önerilen bu binada 475 metrekarelik iki ayrı terminalden ve iki asma katta bulunan kafeterya

Trafik canavarı görevini aksatmıyor! 

Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi'nin (TRAMER) verileri Trafik canavarının 2009’da da yollarda nöbette olduğunu ortaya koydu. Merkez 2009 yılının bitimine sayılı günler kala Türkiye’de yaşanana maddi hasarlı trafik kazalarının dökümünü yayınladı. Buna göre uğurlamaya hazırlandığımız bu yılda Türkiye genelinde tam tamına 699 bin 912 maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş…

Trilyonlar havaya uçuyor

Gerek şoför hataları gerek yol kalitesinin düşüklüğü nedeniyle meydana gelen bu kazalarda milli servet havaya uçuyor. Kazaya karışan araçlarda meydana gelen hasarlar bunu açıkça ortaya koyuyor. Zira 2009’da meydana gelen yaklaşık 700 bin maddi hasarlı trafik kazasında meydana gelen maddi hasar 525 milyon 371 bin 26 lirayı buldu. Bu rakam geçen sene ise 662 milyon 485 bin 308 liraydı. 2009 yılının son 9 gününde meydana gelecek kaza ve oluşacak maddi hasar eklenirse geçen seneyi yakalayacak gibi görünüyor.

İstanbul kazada da lider!

Türkiye’nin en büyük ve en çok motorlu aracın bulunduğu şehri İstanbul kaza sıralamasında da başı çekiyor. İstanbul’da 2009 yılında tam tamına 259 bin 992 kaza meydana gelmiş. Bu rakam geçen sene 194 bin 13 iken bu yıl yüzde 38.1 oranında artmış ve 259 bin 992’ye ulaşmış. Türkiye’nin en dikkatli sürücüleri ise Ardahan ve Kilis’te yaşıyor. Zira Ardahan’da bu yıl sadece 132 kaza meydana gelirken Kilis’te de 141 maddi hasarlı trafik kazası yaşanmış.

Kaza ortalaması yüksek şehirler

En çok kazanın yaşandığı diğer illere bakarsak İstanbul’u Başkent Ankara’nın takip ettiği ortaya çıkıyor. Başkent’te geçen yıl 56 bin 229 olan kaza sayısı yüzde 11. 36’lık artışla 79 bin 17’ye yükselmiş. İzmir’de görece bir artış var. 2008’de 39 bin 752 olan kaza 2009’a gelindiğinde yüzde 8.04 oranında artarak 55 bin 983’e yükselmiş. Adana’da 7 bin 173 olan maddi hasarlı kaza sayısı 2009’un Aralık ayında yüzde 1. 56 artışla 11 bin 452’ye ulaşırken; Antalya’da da yüzde3’lük bir artış ile kaza sayısı 14 bin 866’dan 20 bin 886’ya ulaşmış. Bursa’da da durum farklı değil. Bursa’da 24 bin 590 olan maddi hasarlı kaza sayısı bu yıl yüzde 4. 87 artışla 33 bin 342’ye yükselmiş.

İstanbul'un ilçelerinin kaza profili

Pek çok konuda olduğu gibi trafik kazaları konusunda da lider olan İstanbul’un ilçelerinin kaza performansına bakarsak birinci sırada Kadıköy’ün olduğunu görüyoruz Kadıköy’de 2009 yılında 19 bin 886 kaza meydana gelirken; Kadıköy’ü 15 bin 163 kaz aile Ümraniye, 13 bin kaza ile Küçükçekmece, 11 bin 947 kaza ile Bağcılar takip ediyor. Listenin sonunda ise ironik bir tablo çıkıyor ortaya. Hemen hiç aracın bulunmadığı Adalar ilçesinde bile bu sene 72 trafik kazası meydana gelmiş. Her şeye rağmen Adalar bu sayı ile sonuncu sırada yer alma başarısını gösterirken;İstanbul’un iki yeni ilçesi Arnavutköy ve Ataşehir 2 ve 3’cülüğü alıyor. 2009’da Arnavutköy’de 75, Ataşehir’de 548 kaza yaşanmış.

Kaliteli Hesaplı Tasınmaının Adresi 

Ankara evden eve nakliyat sektöründe hizmet vermekte olan Baskent Beyoğlu Nakliyat, sizlere daha kaliteli ve daha sorunsuz bir hizmet verebilmek adına, aramızdaki iletişimin hızlanması için bu internet servisini kurmuştur. Ankara nakliye hizmetini Başkent Nakliyat'tan almak size her zaman bir artı kazandıracaktır. Ankara nakliye sektöründe sunmakta olduğumuz evden eve nakliye hizmetlerinde öncelikli hedefimiz müşteri memnuniyeti olmuştur. Ve bu doğrultuda ekonomik taşıma hizmeti ve üstün kalite anlayışıyla evden eve nakliyat sektöründe geniş bir referans listesine ulaştık...

Evden eve nakliye hizmetiyle sektörde yerini alan firmamız, zamanla teknik alt yapısını ve nakliyat hizmeti kalite anlayışını daha da geliştirerek sizlere çeşitli alanlarda hizmet sunmaya başlamıştır. Nakliye hizmetini oldukça çeşitli dallara ayırarak, daha profesyonel evden eve nakliye hizmeti sunmayı planlayan firmamız zamanla ambalajlama, paketleme, ofis ve büro taşımacılığı, fuar ve stant taşımacılığı gibi hizmetler de vermeye başlamıştır. Uygun araç parkurumuz ve uzman personel kadromuz ile sorunsuz nakliye hizmeti sunmaktan gurur duymaktayız. Çalıştığımız personelimiz, her nakliye için taşeron firmalarca sağlanmayıp, firmamızda çalışmakta olan daimi personeldir.

Gerekli nakliye eğitimini ve müşteri ile nasıl iletişim kurulacağına dair gerekli sektör eğitimini tamamlamış olan uzman kadromuz evden eve nakliye sırasında ihityaç duyacağınız bilgileri size aktarmaktadır. Nakliye sırasında sizinle bire bir iletişim içerisinde olan elemanımız aracılığıyla nakliye çalışmasının izleyeceği yol hakkında anlık bilgi alabilirsiniz.

Şehirlerarası evden eve nakliye hizmetleri için, aktarmalı ya da gecikmeli nakliye işlemleri için depolama hizmeti de sunmaktayız. Ve evden eve nakliyat sektöründe en önemli konunun firmalaşmış olmak ve uzman personel kadrosuna sahip olmaktan geçtiğini düşünmekteyiz... Evden eve nakliye işlemlerinizde tek tercihiniz olduğu için gurur duymaktayız... Bizlere aşağıda telefonlardan ulaşabilirisiniz... Sorunsuz nakliye hizmeti bir telefon kadar yakınınızda

Dubai'nin borcu 80 milyar $'ı aştı 

Fakat uzmanlara göre küresel krizin de etkisiyle Dubai World'un yanında hükümete ait diğer şirketlerin de borcu eklendiğinde emirliğin tüm borcunun 80 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Yakın zamanda da Dubai World, Malezyalı denizcilik şirketi MMC Corp ile beraber yapmayı planladığı 4,5 milyar dolarlık yatırımı ekonomik kriz nedeniyle askıya aldığını açıklamıştı.

DUBAİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİLİYOR

Emirlik prensi Muhammed Bin Raşid El Maktum, Dubai World gibi bankacılık, otel, havayolları ve emlak gibi birçok alanda dev şirketlere sahip. Ticari şirket mantığıyla yönetilen Dubai emirliğine yabancı medya tarafından şirket kısaltmalarında kullanılan 'Dubai Inc.' adı takıldığı biliniyor.

İş çevrelerini endişeye sevk eden diğer bir konu ise palmiye adalarını inşa eden Dubai World'e bağlı Nakheel emlak ve inşaat firmasının bu Aralık ayında süresi dolan 3,5 milyar dolarlık sukuk ya da bono ödemesi. Uzmanlar, Dubai emlak piyasasında geçen yılın sonundan bu yana yüzde 50'den fazla düşüş yaşandığını hatırlatırken Nakheel'in bazı yerli ve yabancı yüklenici firmalara ödeme yapmakta zorlandığını ifade etti.

Kaynaklara göre Nakheel'in Aralık ayında süresi dolan borcunu tekrar finanse edip etmeyeceği ya da nasıl ödeyeceği henüz netlik kazanmadı.

Firmanın halen üç adet palmiye adası dâhil Dubai'de 80 milyar dolarlık projesi devam ediyor.

Komünist oto geri dönüyor 

1950'li yıllara bir dönüş yaptığımızda Demokratik Almanya Cumhuriyeti'nin (Doğu Almanya) temelleri henüz atılıyorken Trabant marka otomobiller 1957 yılında üretime başlandı. Adeta komünist rejimin sembollerinden biri haline gelmişti.

Ve işte komünist rejimin sembollerinden biri olan bu otomobil, Alman şirket Herpa tarafından yeniden üretiliyor; 2012 yılında üretimi tamamlanıp satışa sunulacak, Trabant modeline ait bir prototipi üretmiş durumda. Tabi bu prototip eski modellere sadece görünüşte benziyor; o aslında elektrikle çalışan bir teknoloji harikası.

270 km/h gibi yüksek bir performansa sahip olacak modelin 1000 kg ağırlığı olacak ve en önemlisi de elektrik ile uzun yollar yapabilme kapasitesine sahip olacak.

Trabant'ın telif haklarını 2007 yılında alan, Almanya merkezli Herpa şirketi, Trabant'ın orijinal üretim fabrikalarının olduğu bölgede bulunuyor. Ayrıca bu araca ait birkaç telif hakkı da üreticiden satın alındı.

Geçmişten bugüne 3 milyon adet satılan bu aracın telif haklarının alınıp üzerinde tekrar çalışılması kötü bir seçim diyebilirsiniz ama Herpa'nın düşünceleri farklı. Aracın yeniden elden geçirilmesi, tasarım da gerekli değişimleriyle 7000 ve 9000 euro arasında bir fiyata satılacağı varsayılıyor.

Herpa henüz resmi bir açıklamada bulunmamış olmasına karşın Trabant nT ile geçmişteki gibi uzun bir zaman zarfında kullanılmasını sağlayabilecek mi merak konusu.